Paris’te AB işlerinden sorumlu Devlet Sekreteri Harlem Desir ile çalışma yemeğinde görüşecek olan Bakan Bozkır ayrıca, Senato ve Millet Meclisinin Dışişleri ve AB Komisyon Başkan ve üyeleri ile biraraya gelip, Parlamenterlere hitap edecektir.
AB Bakanı ve Başmüzakereci Büyükelçi Bozkır, Paris Büyükelçimizin evsahipliği yapacağı akşam yemeğinde Fransız işadamlarıyla da biraraya gelecektir. Sözkonusu yemeğe AB işlerinden sorumlu Devlet Sekreteri Harlem Desir’in de katılımı öngörülmektedir.
AB Bakanı Bozkır, Paris’teki temaslarının ardından AB Komiserleriyle görüşmelerde bulunmak üzere Brüksel’e geçecektir. Bakan Bozkır, Bu çerçevede, Avro ve Sosyal Diyalogdan sorumlu AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Valdis Dombrovskis ve Uluslararası İşbirliği ve Kalkınmadan sorumlu AB Komiseri Neven Mimica ile görüşecektir.
Bakan Bozkır, Brüksel’de ayrıca Avrupalı Türk Demokratlar Birliğinin (UETD) Belçika şubesinin organize edeceği toplantıda Belçika’da yaşayan vatandaşlarımızla buluşacaktır.
Uluslararası Şeffaflık Örgütü tarafından 2015 tarihli raporunda konunun uzmanlarının görüşleri ve kamuoyu araştırmaları sonucunda ülkelerdeki yolsuzluk algısını tesbit ettiler ve ülkelere 10 (temiz) ile 0 (yüksek derecede yolsuz) arasında bir puan verdiler. AB üyeleri arasında en yüksek notu Danimarka, en düşük notu is Bulgaristan aldı. Aynı rapora göre İspanya, Macaristan, Makedonya ve Türkiye’de yolsuzluğun artmakta olduğu ve en büyük değişimin İspanya’da gerçekleştiği saptanmıştır. Diğer tarftan Avusturya, Çek Cumhuriyeti, Slovakya’da , İngiltere’de ve Yunanistan’da durumun düzelme yoluna girdiği gözlenmiştir.
Avrupa’ya göç edenlerin % 60 ının iade edilebileceği ve bunlara mülteci statüsü verilemeyeceği AB Komisyonu tarafından ifade edilmiştir. Frans Timmermans’ın, Birinci Başkan Yardımcısının verdiği ve henüz Frontex raporunda yayınlanmamış rakamları örnek olarak verdiği konuşmasında göç edenlerin iadesinn kolay bir süreç olmadığı ve geri dönüşleriyle ilgili varılan anlaşmalarının yürürlüğe girmelerinin, örneğin Türkiye ve Pakistan’da olduğu gibi ,zor olduğunu söylemiştir.
Ön sıradan başlayıp soldan sağa geçildiğinde Hollanda Dışişleri Bakanı Bert Koenders, Avrupa Birliği Komisyon Başkanı Jean Claude Juncker, Hollanda Başbakanı Mark Rutte ve AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Frans Timmermans ve AB Komisyonunun diğer üyeleri 7 Ocak 2016 tarihinde Hollandanın Konsey başkanlığı için grup fotografı çektirdiler. Fotograf AP
Türkiye-AB Bakanlar Düzeyindeki Siyasi Diyalog Toplantısı, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Büyükelçi Volkan Bozkır, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Federica Mogherini ile Genişleme ve Komşuluk Politikasından sorumlu AB Komiseri Johannes Hahn’ın katılımlarıyla 25 Ocak 2016 tarihinde Ankara’da gerçekleştirildi.
Türkiye’nin AB’ye katılım müzakerelerinde mevcut durumun kapsamlı biçimde değerlendirildiği toplantıda, 29 Kasım Türkiye-AB Zirvesiyle ilişkilerde yakalanan ivmenin sürdürülmesine ilişkin önümüzdeki dönemde atılması gereken adımlar da ele alındı. Bu kapsamda, 29 Kasım’da gerçekleştirilen Zirve’nin ardından ikinci Türkiye-AB Zirvesi hazırlıklarına ilişkin görüş alışverişinde bulunulan toplantıda, her iki tarafı da yakından ilgilendiren göç krizi, vize serbestisi diyaloğu, PKK terörü ve diğer terör örgütleriyle mücadele konuları ele alındı. Toplantıda, bölgesel ve uluslararası konularda da görüş alışverişinde bulunuldu.
9-11 Aralık tarihlerinde Uluslararası İşbirliği Platformu TİM ev sahipliğinde “Daha Az Yoksulluk, Daha Fazla Refah” temalı bir toplantı düzenlemiştir. 80 Orta Doğu, Kuzey Afrika, Türk Cumhuriyetleri, Asya, Avrupa, Amerika ve Balkan ülkesini bir araya getiriyor. Zirve, ekonomik, siyasi, bilimsel ve kültürel alanlarda sonuç odaklı diyalog yaratmak ve işbirliklerinin kurulmasını sağlamak üzere siyasetçileri, genç liderleri, iş dünyasını ve öncü girişimleri tek çatı altında topluyor Yoksulluğu yok etmek ve refah taban seviyesini büyütmek için sanattan spora, eğitimden enerjiye, teknolojiden ekonomiye her alanda yapılabilecek çalışmalar irdelenmiştir.
Ek Bilgi için bakınız: http://www.bogazicizirvesi.org/en/default.asp ve www.uipistanbul.org/
Türk akademisyenlerin Türkiye’nin Güney Doğusu’ndaki olaylarla ilgili imzaladıkları bildiriye karşı alınan tedbirler son derece kaygı vericidir. Gözaltı durumu sona ermiş, ancak akademisyenlere karşı uygulanan süreç devam etmektedir.
PKK eylemleri ve 14 Ocak tarihinde Çınar Polis Karakolu’na yapılan dahil her türlü terör saldırısını şiddetle karşısında olduğumuzu bir kez daha vurgularken, terörle mücadelede, insan hakları ve insani hukuk dahil, uluslararası yükümlülüklerin eksiksiz olarak yerine getirilmesinin önemini bir kez daha belirtmek isteriz. İfade özgürlüğü, Kopenhag Siyasi kriterlerine uygun olarak korunmalıdır; Tehditkâr bir ortam ise [bu anlayışa] ters düşmektedir.
Türkiye’nin, yürürlükteki kanunlarını Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları çerçevesinde güvence altına alınan Avrupa standartlarına uygun olarak uygulamasını bekliyoruz.
AB, çok sayısıda insanın yaşamına mal olan bu çatışma ortamının bitirilmesinde Kürt Barış Süreci’nin tek yol olduğuna dair güçlü kanaatini ve bu yönde atılacak her türlü adıma destek vermeye hazır olduğunu bir kez daha ifade eder.
Kaynak:16.Ocak 2016 http://avrupa.info.tr/tr/bilgi-kaynaklari/haber-arsivi/news-single-view/article/abden-tuerkiyenin-gueneydogusundaki-durum-ve-akademisyen-grubuna-karsi-atilan-adimlarla-ilg.html
Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Büyükelçi Volkan Bozkır, AB Komiserleri ile temaslarda bulunmak üzere 15 Ocak 2016 tarihinde Brüksel’e bir ziyaret gerçekleştirdi.
AB Bakanı ve Başmüzakereci Büyükelçi Volkan Bozkır Brüksel ziyareti çerçevesinde, Enerji Birliğinden sorumlu AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Maros Sefcovic, Ticaretten sorumlu AB Komiseri Cecilia Malmström ve Dijital Ekonomi ve Toplumdan sorumlu AB Komiseri Günther Oettinger ile ayrı ayrı görüşmelerde bulundu.
Bakan Bozkır’ın, Enerji Birliğinden sorumlu AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Maros Sefcovic ile görüşmesinde, 15 Nolu Enerji faslının açılmasına yönelik yürütülen çalışmalar ve 28-29 Ocak’ta Türkiye’de yapılacak Türkiye-AB Üst Düzey Enerji Diyaloğu toplantısı hakkında istişarelerde bulunuldu. AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Sefcovic ile yapılan görüşmede ayrıca göç krizi, Kıbrıs sorunu ve büyük enerji projeleri de ele alındı.
Bakan Bozkır’ın, Ticaretten sorumlu AB Komiseri Cecilia Malmström ile bir araya geldiği toplantıda ise, Türkiye-AB Gümrük Birliğinin güncellenmesi, AB ve ABD arasındaki Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) Anlaşması’nın olası etkileri ve Gümrük Birliğinin güncellenmesi ile TTIP sürecinin eşgüdüm içerisinde yürütülmesi konuları görüşüldü.
AB Komiserleri ile yaptığı görüşmelerde müzakere sürecinin doğal seyrinde sürmesi için çalışmaların eşgüdüm içinde yürütülmesi gerektiğini belirten Bakan Bozkır, AB Komiserlerinin Mart ayında Türkiye’de düzenlenecek Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalog toplantısına katılımlarının önemini vurguladı.
Programının devamında Bakan Bozkır ayrıca medya temsilcilerine mülakatlar verdi.
Kyoto Protokolü’nün ne kadar etkili olduğu uzun yıllardır tartışma konusu. Nitekim bugün sadece 38 ülke Kyoto’ya yönelik hedef belirlemiş durumda ve bu sayı dünyadaki toplam emisyonun sadece yüzde 12’si. Avrupa Komisyonu tarafından açıklanan resmi belgelerde de Kyoto’nun uluslararası boyutta iklim değişikliği ile mücadelede yetersiz olduğunun vurgulandığını belirtmek gerekir. Hatta bu yıl, Paris müzakerelerinin, Kyoto Protokolü’nün kabul edilmesi için yürütülen müzakere sürecinin aynı etkisiz hali gibi olduğu yorumları oldukça yaygın.
Gelinen noktada 195 ülke, yaklaşık 40 bin delegasyon ile 30 Kasım-11 Aralık 2015 tarihlerinde Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 21’inci Taraflar Toplantısı (COP 21) kapsamında Paris’te bir araya geldi. Amaç, küresel ısınmanın 2 dereceyi aşmayacak şekilde tutulmasına yardımcı politikaları oluşturmak ve bu amacın çerçevesini çizecek, 2020 yılından itibaren geçerli olacak yeni iklim değişikliği anlaşmasını imzalamak. Ancak sonuçlar, bu 2 derecenin altında olacak bir küresel ısınmanın olmayacağı yönünde. Paris’teki müzakerelerde de bu en büyük sorun.
Ayrıca COP 21’in ilk haftasında ADP (The Ad Hoc Working Group Platform For Enhanced Action) taslak metni açıklandı. Müzakereleri yürüten yan organ olarak “Durban Platformu” kapsamında kurulan ADP, bir bakıma konferansın ikinci haftasına yönelik yasal süreci başlatmakta. ADP taslak metni sözleşmeye yönelik karar organı olan Taraflar Konferansı’na (COP) 5 Aralık 2015 tarihinde iletildi. Buna rağmen, taslak metin içinde paranteze alınan başka bir ifade ile ikinci hafta müzakereye açılması istenilen konular da mevcut. Bunlar “insan hakları”, “göç (migration)” ve “yerel halklar” ifadeleri. Bu ifadelerin yeni anlaşmada yer alıp almayacağı sorusuna ilişkin henüz net bir yanıt yok.
Göç konusunun anlaşmada yer almaması için el kaldıran tarafların başında AB’nin geldiğini de hatırlatalım.
Türkiye’ninTalebi: “Ekler” ve “Farklılaştırma” Kısmında
Paris’te ilk hafta Türkiye Delegasyonu ile yaptığımız görüşmede ulusal katkımızın revize edilebileceği bilgisini aldık. Türkiye’nin ilk haftaki ADP oturumlarındaki talebi “differentiation” ve Sözleşmenin Ek’ler kısmında belirginleşti.
Ayrıntılar, COP 21’in ilk haftasında İKV’yi temsilen bulunan İKV Uzmanı İlge Kıvılcım’ın konferansa dair izlenimlerinin yer aldığı değerlendirme notundan (No.167) ulaşılabilir.

